HABER SPOR TİCARET İLAN KENT HARİTA EĞİTİM ERKEKÇE KADINCA TEKNOLOJİ SAĞLIK LİNK EĞLENCE HAVA VİDEO FOTOĞRAF YAZARLAR ETKİNLİK
N.Serkan Dağlı
" Yazarın biyografisi "

Vebale Girmeden Önce

14 Şubat 2012
Okunma sayısı : 225

    Diziler, içinde bulunduğumuz manevi değerlerle, haberler gerçeklerle, yaşantımız dinimizle çelişiyor.Bu kadar çelişki içerisinde insanoğlu pusulası olmayan bir gemi gibi hangi yöne gideceğini şaşırıyor.

    %99’u Müslüman bir ülkede reyting rekorları kıran diziler, ahlaktan ve maneviyattan yoksun.Buna hayret etmemek mümkün değil.Sigara reklamı yapmak yasak iken,gazetelerde çarşaf çarşaf içki reklamları yayınlanıyor.Okullarda   ‘’Din kültürü ve Ahlak bilgisi’’ dersi adı altında ilimden ve maneviyattan yoksun,  bir din algısı öğretiliyor.Kılık kıyafet yönetmeliği adı altında tesettüre savaş açılıyor.Her türlü düzenbazlıkla ‘’sahte şeyhler ve peygamberler’’ üretilerek insanların İslam’dan   uzaklaşması için çalışılıyor.Cemaatler ve tarikatlar sanki İslamla bağdaşmayan, sonradan çıkmış yapılanmalar olarak algılatılmaya çalışılıyor.Üç bin yıllık tarikat geçmişi maalesef gizleniyor.Hz.Peygamberin (asm)’ın  ‘’Sahabelerim gökteki yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayeti bulursunuz’’  hadis-i şerifi anlaşılamıyor, Cenab-ı Hak’kın her yüz yılda dinini tamamlamak üzere bir alim gönderir.’’sözü kabullenmek istenilmiyor.Ve bu uygulamalar ‘’Laiklik’’ adı altında yapılıyor.Oysa ki, laikliğin kelime manası dindarın dinini isteği gibi yaşaması, dinsizinde yine kendi yolunda gitmesidir.Ama bu maalesef  böyle olmuyor dinsiz olanlar,dine karşıt olanlar isteği gibi hareket ederken, laiklik dindarlara baskı aracı olarak kullanılıyor, din ve vicdan özgürlüğüne ipotek konuluyor.

     Yirmi Türkiye büyüklüğünde ülke yöneten Hz.Ömer’in adaleti ve bir Hıristiyan ile aynı mahkemede yargılanacak kadar hak ve hukuku savunan sistem nerede? Açıkça İslamın şeairlerine savaş açan din düşmanlarını dindar, İslamı yaşamaya çalışanları da kendi görüşleri ile uyuşmadığı için ‘’Cehenneme’’ gönderecek kadar arsızlaşan sistem nerede?

     Muhakkak ki, ‘’Medenilere galebe çalmanın ikna ile olduğunu, söz anlamayan vahşiler gibi icbar ile olmadığını hamdolsun Üstad  bize öğretti.Bu kadar olumsuzluk ve anlaşılmayan, fakat düzeltilmesi 21.yüzyılda mecburi olan şeyler varken birilerinin çıkıp ‘’Mehmet Akif Ersoy’un ''Doğru’dan doğruya Kur’an’dan aldık İlhamı, asrın idrakine söyletmeliyiz İslam ı’’ sözünün en güzel tecellisi,  Kur’an’ın bu çağa dersi ve mesajı olan Risale-i Nur Külliyatını müellifin bile mana bütünlüğü bozulur diye tercüme etmediği halde sadeleştirmeye çalışılıyor. Bir de daha çok kişiye ulaşılmalı ve günümüz gençliği anlamıyor diyerek bunun arkasına sığınıyor. Bunlara Allah akıl fikir versin. Acaba kim üfledi de, buna gerek gördüler, daha düne kadar ‘’Risale-i Nurlara ekmek ve su gibi ihtiyacımız var’’ sözüne rağmen, ‘’Risale-i nurları ara öğün olarak görenler, şimdi ise sadeleştirerek daha çok kişiye ulaştırma çabasında. Bu ne yaman çelişkidir Allah aşkına.Bunu yapanlar demek ki, hala Risale-i Nurların Kur’an’ın malı olduğunu anlayamamışlar.Buradaki tuzağa gerçek Nurcuların düşmemesi lazım.Zaten bazılarının Nur diye bir derdi yok.’’Nur sizin olsun topuz bize yeter’’ diyorlar.Diğer yandan da biz nurlara taraftarız diyorlar.

   Herkes elini Vicdanına koysun ve müellifin ‘’Risale-i Nurlar doğrudan doğruya Kur’an’ın feyzinden mülhemdir ve sema-i Kur’ani’den ve layatının nücumundan , yıldızlardan iniyor, nüzul ediyor.’’ Sözüne  mutlaka kulak versin. Aksi halde bunun dışında hangi yol olursa olsun ne niyetle olursa olsun tahribat kaçınılmaz olacak ve bunun vebali de bu işe imza atanların üzerine olacaktır.

Selam ve dua ile..

N.SERKAN DAĞLI 

alacam_yeniasya@hotmail.com

 

  • Haberi Yazdır
  • Haberi PDF olarak bilgisayarına kaydet
  • Facebook' ta paylaş
  • Delicious hesabına ekle
  • Twitter' da paylaş
  • Myspace' de paylaş
  • Digg' de paylaş
  • Google' da paylaş
  • Friendfeed' de paylaş
  • Microsoft Live' da paylaş




Yorumlarınızın yayınlanması için "Yorum Kurallarını" okuyun.