Hayatta sadece doğduğu gün ağlar sanmıştım insanoğlunu.O ağlamadaki sebep-i hikmeti anlamamıştım belkide.İlerleyen zaman dünya hayatına hangi gözle bakmam gerektiğini öğretti bana. Şeyh Sadi Şirazi K.S'nin gözüyle baktım hayata ''Bir kez olsun sıkıntılardan ıstırap duyup, başıma gelenlerden şikayet etmemiştim.Yanlız ayaklarım çıplak kalmıştı, ayakkabı alacak paramda yoktu.İçimde bu sıkıntı ile camiye gittim.Orada bir fakir gördüm ayakları yok.O zaman halime şükrettim, ayakkabısız oluşuma sabrettim.''Aslında bu söz dünya hayatına hangi gözle bakmamız gerektiğini ortaya koyuyordu.Cenab-ı Hak bizim ne dış görüşümüze ne de mallarımıza bakıyordu.Kalbimize ve işlerimize bakıyordu.Bazen hayır gördüklerimizde şer, şer gördüklerimizde hayır çıkabiliyordu.Ama önemli olan ''Hoştur bana senden gelen'' diyebilmekti.Zira bir hadis-i şerifte Hz.Peygamber Aleyhisselatu Vesselam şöyle diyordu; ''Mümin kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır.Zira onun her işi onun için bir hayırdır,bu durum sadece mümine hastır, başkasına değil.ona memnun olacağı birşey gelse şükreder, bu ise hayırdır; bir zarar gelse sabreder, bu da hayırdır.''
Kısacası hayatı anlamak yine Üstad Hazretleri'nin ''Dünyaya ait işler kırılmaya mahkum şişeler hükmündedir''sözünde saklı.
''Allahümme inneke afuvvun, tahibbu'l-afve fa'fü anni''(Allahım! Sen affedicisin, affı seversin, benide affet)
AMİN..AMİN..AMİN..
N.Serkan DAĞLI
alacam_yeniasya@hotmail.com