Son günlerde Ülkemizin en önemli gündemi Sosyalist Kürdistan eski genel başkanı Kaçak Kemal Burkay'ın Ülkemize dönüşü.
Hükümetin üstün gayret ve girişimi ile Türkiye'ye gelmesine ikna edilerek İsveç'ten kalkıp ,Ülkemize geldi.
Hükümet kanadı ve de yandaş basın Kürtler için federasyonu savunan bu bölücü kaçak haini göklere çıkardı.Bakanlar ,başbakan yardımcıları,Devletin vali yardımcısı kürtçe konuşarak karşıladılar.
ona hediyeler verdiler , baş başa özel görüşmeler yaptılar. ama anlayamadığımız konu bu kaçkını bu kadar çok önemseyen hükümet 9 yıldır niçin beklemiş.
kerameti kendinden bu bölücü kürtçü' ye iltifatların nedeni ve de sebebini bu ülkenin insanlarına anlatmaları gerekir.
Tüm medya ve basında 31 yıllık sürgün son buldu manşetleri atıldı . bu şahıs bu memleketin bölünmez bütünlüğü için ne yaptı da o günün iktidarı tarafından hangi tarihte ne amaçla sürgüne gönderildi? veya 12 Eylül öncesi yasadışı olarak kurduğu sosyalist Kürt Partisinin bölücü faaliyetleri nedeniyle tutuklanacağını anlayınca çareyi yurt dışına kaçmaktamı buldu ?
ne zamandan beri Türk adaletinden kaçanlar sürgün sayılmaya başlandı.
AKP iktidara gelir gelmez aynı hoş görü ve sevecenliği hüküm giymiş ve cezaevinde yatan Leyla Zana ve Hatip Dicle içinde göstermiş Ve de şahıslarına münhasır özel afla serbest bırakılıp köşklerde misafir
edilmişlerdi.
Aradan geçen zaman zarfında AKP bu şahıslardan gerekli menfaati beklediği şekilde alamadı ki çareyi bu bölücü kürtçü kaçkında buldu.
AKP nin bölücülere ve de onların terörist grubuna karşı oldukça müsamaha göstermesini anlamakta güçlük çekiyorum.Terörle mücadele eden askerleri darbeci diye cezaevine tıkacaksın. Öte yandan ülkeyi bölmek, ayrı bir devlet kurmayı amaçlayan ve her seferinde açıkça bunu beyan eden ve de bu uğurda Türkiye Cumhuriyetine karşı açık savaş açan, bu uğurda asker ,polis ve masum insanları katleden canileri özel mahkemelerle af edeceksin .
Bu ne demek oluyor?
Hükümete karşı faaliyette bulunmanın cezası sorgusuz sualsiz hapis ama Türkiye Cumhuriyetine ve ülkenin bölünmez bütünlüğüne karşı cürüm işlemek,Devletin askerine ,polisine, öğretmenine, sokaktaki savunmasız insanın canına kastedenleri af edip özel mahkemelerle masum olduklarını ispata çalışmak,onları bir kahraman gibi takdim etmek hükümet yetkililerin birinci görevi oldu.
Bu gün pkk ve apo katilinin ve hainlerin yaptıklarını dün bu kemal burkay denen firari kaçkın da yapıyordu onun da birinci hedefi Türkiye Cumhuriyetini bölmek,ülkenin belirli bölgesini federatif bir yapı oluşturmaktı ve hala da aynı amaçta olduğunu kendisi ifade ediyor.
anlamadığımız konu bu firari bölücü kaçkının birden bire hükümet , yandaş ve liboş basın tarafından kahraman gibi karşılanması ve yıllardır yurt dışında kaçak yaşamayı tercih etmiş bir bölücüyü şimdi Türk milletine sürgüne gönderilmiş masum gibi takdim edilmesini inanın anlamıyorum ve böyle bir yalanı da hazmedemiyorum,
12 Eylül 1980 öncesi ve sonrasında vatanın bölünmez bütünlüğü ve ülke insanımızın huzuru için canlarını veren şehitlerimizin günahı ne?
hala bu bölücülere karşı gece gündüz mücadele eden ,kahpece tuzaklarla şehit edilen askerlerimizin suçu ne hangi amaç uğruna canlarını feda ediyorlar.
Bu bölücü vatan hainlerini kahraman yapmak için mi.?
Dağdaki hain it sürüsü köpekleri af ederek onlara gerilla rütbesi vermek için mi ?
Yarın onları da kapılarda kürtçe şarkılarla
türkülerle karşılayıp yıllarını sürgünde savaşarak geçiren kahramanlar olarak yazılı ve görsel basının birinci sayfalarında görmek için mi?
Vallahi hiçte hayal değil.Gidişat onu gösteriyor.
Tüm bunlara karşı bu vatan için canlarını veren şehitlerimize , gazilerimize birilerinin söyleyecek bir sözü olmalı .tüm bu olaylar karşısında hala düşen her can için vatan sağ olsun mu diyeceğiz.yoksa vatan hainlerinin cezasını adalet önünde en ağır bir biçimde verecek yargılamaları başlatacakmıyız.