Asırlar boyu Müslümanlar kadar, Müslüman olmayanlarda bu meseleyi araştırmışlar ancak ulaşılan sonuç pekte birbirinden farklı olmamıştır.
David Hume 'Tabi din üstüne diyaloglar'adlı eserinde Philo'nun ağzıyla bu problemi şöyle dile getirmiştir.
Tanrı kötülüğü önlemek istiyor da gücü mü yetmiyor.
Öyleyse o güçsüzdür.
Yoksa gücü yetiyor da kötülüğü önlemek mi istemiyor..
Öyleyse o iyi niyetli değildir.
Hem güçlü hem de iyi niyetli ise bu kadar kötülük niye var oldu.
İlkçağ Yunan filozoflarından Platon'a göre kötülüğün kaynağı evrendeki düzensiz hareketlerdir.Bundan dolayı kötülük meselesinden Tanrıyı değilde kötü ruhları sorumlu tutmuştur.
Farabi'ye göre ise Allah alemdeki her parçada birtakım yatkınlıklar yaratmıştır.Alemdeki birlik ve beraberlik bu sayede olmaktadır.Kötülük maddesi ilahi nizamı tam olarak kabul edip yansıtacak bir kuvvete sahip olmamasından kaynaklanmaktadır.
İbni Sina ise genelde iyiliğin hakim olduğu bu alemde kötülüğü gül ağacındaki bir diken olduğu nu ifade etmektedir.
Birtakım insanlar Allahın kötülükten sorumlu olmadığını ifade etmiş ve kötülüğü tabii ve ahlaki diye ikiye ayırmışlardır.Tabii kötülüğün kaynağı maddenin her kemali kabul edecek düzeyde olmadığı ,ahlaki kötülüğün kaynağının ise insan olduğunu belirtmişlerdir.
İsmail Hakkı İzmirli'nin meseleye bakışı ise şöyledir.Allah kötülüğü yaratır ama sevmez.Eğer Allah bize kötülük yaptırmış olsaydı sonradan bizi yargılayıp cezalandırmazdı.Allah hiçbir zaman insanı kötülük yapmaya zorlamamıştır.
Bazı Hıristiyan ilahiyatçılar fiziki kötülüğü insanın ahlaki düşüşüne bağlamak istemektedirler.Bu düşünce yanlıştır.Zira alem Hz Ademden öncede vardı.Ve var olduğu o zamanlarda da depremler,fırtınalar vs. oluyordu.
Bir başka görüşe göre kötülük,iyiliğin bilinmesi ve takdir edilmesi için var kılınmıştır.Belli oranda var olan kötülük alemdeki estetik görünüm ve yapıyı tamamlamaktadır.Çirkinlik olmadan güzellik kavramı bilinmez.
Mutasavvıflara göre Allahtan gelen her şey iyidir.Bu gelen şey kötülük dahi olsa..
Teistler kötülüğü insanın olgunlaşması için bir araç olarak görmüşlerdir.Aynı zamanda kötülüğü Tanrının insanlara bir öfke ve uyarısı olarak görmüşlerdir.
Yazımı bir kutsi Hadis ile bitirmek istiyorum.
'Her kim bir iyilik yapmaya niyet eder de onu yapmazsa Allah ilahi nezdinde onu bir iyilik olarak yazar.Eğer o iyiliği yaparsa ilahi nezdinde on iyilikten yedi yüz iyiliğe kadar belki daha fazlasıyla yazar.Her kim bir kötülüğe niyetlenip yapmazsa Allah onu nezdinde bir iyilik olarak yazar.Eğer o kötülüğü yaparsa yalnızca bir kötülük olarak yazar.'
Biz günahkar kulları için bu kadar cömert olan Allah'ın kötülüğün kaynağı veya sorumlusu olarak görmek doğru bir düşünce değildir.