HABER SPOR TİCARET İLAN KENT HARİTA EĞİTİM ERKEKÇE KADINCA TEKNOLOJİ SAĞLIK LİNK EĞLENCE HAVA VİDEO FOTOĞRAF YAZARLAR ETKİNLİK
N.Serkan Dağlı
" Yazarın biyografisi "

Yeni Asya ve DP

25 Mayıs 2011
Okunma sayısı : 479

DP'yi Neden Desteklediğini Anlamayanlara!!!Mustafa CAN

"Duydum ki, Yeni Asya Cemaati Türkiye Şurasında bir karar almış.
Karar: "Daha önceki Umumî Meşveret toplantılarında alınan kararlar çerçevesinde siyasî görüşümüzde bir değişikliğin söz konusu olmayıp, DP'ye verilen desteğin devam etmesi; bu hususla ilgili neşriyat ve çalışmalarımızın, cemaatimizde ve kamuoyunda oluşan hassasiyetleri dikkate alan dengeli ve yapıcı bir üslûp ve dozajla yürütülmesi"
Âcizane düşündüm bu karar bu gün için ne gibi soruları akla getiriyor diye. İlk anda şunlar aklıma geldi" diyen...

Aziz kardeşim bil ki!
Yeni Asya Cemaatinin DP'yi destekleme kararına tepki duymak demokratik düşünmemekten kaynaklanmaktadır. Bir başka cemaat AKP'yi veya SP'yi veya BBP'yi veya MHP'yi destekleme kararı alırsa bu anlaşılabilir; ama Yeni Asya mensupları DP'yi destekleme kararı alırsa bu neden anlaşılamıyor ve sorgulanıyor? Ben de bunu anlamıyorum. Yeni Asya mensuplarının daha önceki çizgisi DP çizgisidir. Zaten DP'yi destekleyenler neden DP'yi desteklemeyecek de bir başka partiyi destekleme kararı alacaklar? Bu ancak bir menfaat paylaşımı söz konusu olursa anlaşılabilir. Yeni Asya mensuplarının bir menfaat beklentisi yok. Bu nedenle başkaları menfaat teklifinde bulunsalar da kabul etmeyerek iktidar olma şansı olmayan DP'yi desteklemeleri ilkeli, fikir odaklı ve vefalı bir siyaset takip ettiklerini göstermektedir. Zaten Yeni Asya gibi ilkeli ve "menfaat üzere dönen siyaseti canavar" kabul eden bir cemaate de bu yakışır. Eski dostunu ve dava arkadaşını en zayıf ve düşkün halinde başkaları gibi terk etmiyor, vefalı davranıyor, onlara moral ve cesaret veriyor ve yardımcı oluyor. Yeni Asya'yı bu sebeple alkışlıyorum...

** **
Gelelim doğru zannettiğiniz yanlışlara:
Vehim:
1- "Sevâd-ı âzama ittibâ edilmeli. Ekseriyete ve sevâd-ı âzama dayandığı zaman, lâkayt Emevîlik, en nihayet Ehl-i Sünnet cemaatine girdi. Adetçe ekalliyette kalan salâbetli Alevîlik, en nihayet az bir kısmı Rafıziliğe dayandı." (Mektubat Hakikat Çekirdekleri)
1-1. Nur Cemaatlerinin tamamına yakını (Yeni Asya Cemaati hariç) DP ye oy vermemektedir. Bu gün için Yeni Asya Cemaatinin de bu karara uymayarak % 90 ı DP'ye oy vermemektedir. Ve vermeyecektir.
1-2. Sevad-ı azam yani bir çeşit gizli meşveret bu kararı kabul etmemekte farklı düşünmektedir. O halde ne yapmalı?
1-3. Yapılan istatistiklere göre (Tüm cemaat mensupları arasında yapılmış bir ankete göre) Nur Talebelerinin % 75'i açıktan AK Partiye oy verecektir.
1-4. O halde soruyorum açıktan % 75'in onayladığı bir karara mı meşveret kararı deyip uyacağız yoksa kendi cemaatinin dahi % 90'nının (bu kendi müşahedemdir) kabul etmediği bir kararı mı meşveret kararı deyip uyacağız?

Aziz kardeşim bil ki:
Sevad-ı Azam, halkın hayat standardıdır, siyasi tercihi değildir. Şayet siyasi tercihi olsaydı bu durumda 1982 Anayasa'sı meşru olurdu. Zira halkın % 92'sinin oyu ile kabul edilmiş olan Anayasa'yı değiştirmek sevad-ı azama karşı çıkmak olurdu. Bunun ne derece saçma olduğu açıktır. Kaldı ki siyaset her zaman yalana ve propagandaya dayandığı için halk aldatılabilir. Bediüzzaman Hutbe-i Şamiye'de hastalıklarımızı sayarken "Sıdkın, doğruluğun hayat-ı içtimaiye-i siyasiyede ölmesi" diyor. Bu hastalık devam ediyor.

ANAP 12 Eylül ürünü idi Yeni Asya onları desteklemedi, bütün dini cemaatler destekledi. Yeni Asya o zaman "sevad-ı azama" aykırı mı davrandı? Yeni Asya haklı idi. Bu nedenle ANAP tarih oldu ve sonunda DP'ye iltihak etti. Bir gün AKP de tarih olacaktır. Zira o da 28 Şubat ürünüdür. Bir parti değildir, ancak menfaat birliği ve devlet imkânlarını kullanan bir şirkettir. Devleti değil, devletin parasını yönetmektedir. Görevi halktan vergi toplamak ve yandaşlarıyla paylaşmaktır. Daha önceki iktidarların yaptığını satmak ve parayı harcamaktır. Bu bir gün bu saltanat biter AKP de tarihe karışır.

Gelelim Sevad-ı Azama:
Sevad-ı Azamın birkaç yönü vardır. Birincisi, halkın geçim standardıdır. Yani halkın seviyesine göre yaşamak ve israfa dalmamaktır. Hz. Ömer (ra) kendisine bal şerbeti getirilince ben "sevad-ı azama" tabi olurum. Bunu halkımın çoğu içmeyince ben içemem demiştir. Bediüzzaman da aynı şekilde "Ben sevad-ı azama tabi olurum, ekall-i müsrifine tabi olmak istemem" diye hayatı boyunca halkın seviyesinde yaşamayı esas almıştır.

İkincisi, siyasi ve içtimai bakımdan "sevad-ı azam" ifrat ve tefrite kaçan aşırılıktan uzak inanç ve itikattır. Bu da farzı yapmak, haramdan kaçmak ve ehl-i sünnet itikadı üzere olmaktır. Emeviler "ehl-i sünnet" itikadını esas aldıkları ve aşırılıktan kaçtıkları için "Mutezile" ve "Şia" gibi aşırılıklarını törpüleyerek ehl-i sünnette karar kılmışlardır. Alevilik ise inançta aşırılığa kaçtığı için "Rafiziliğe" düşmüştür. Bediüzzaman bunu nazara vermektedir. Bundan siyasi anlam çıkarmak yanlış tatbik etmektir. Zaten Bediüzzaman Muhakemat'ta "Yanlışlık tatbik-i nazariyat ve muktezay-ı hali bilmemekten çıkar" demektedir.

Üçüncüsü, sevad-ı azam haklı ve doğru görüş demektir. Bu durumda yanlışta geçici olarak birleşenler birlik teşkil etmezler bu nedenle sevad-ı azam olmazlar. Bir müceddit dağ başında olsa da hakkı temsil ettiği için sevad-ı azamdır. Bu zamanda "Sevad-ı Azam" tek başına Bediüzzaman Said Nursi hazretleridir.

Sevad-ı Azamla ilgili doğru bilgiler bu olunca yukarıdaki endişelere de gerek kalmadı. Yeni Asya cemaati tek başına "Sevad-ı Azam"dır. Diğer AKP'ye oy verenler yanılmışlardır. ANAP'a oy verenler gibi "Sevad-ı Azam"dan ayrılmışlardır.

** **

Vehim:
2- "İttihad-ı İslâm Partisi, yüzde altmış, yetmişi tam mütedeyyin olmak şartıyla, şimdiki siyaset başına geçebilir. Dini siyasete âlet etmemeye, belki siyaseti dine âlet etmeye çalışabilir. Fakat çok zamandan beri terbiye-i İslâmi'ye zedelenmesiyle ve şimdiki siyasetin cinayetine karşı dini siyasete âlet etmeye mecbur olacağından, şimdilik o parti başa geçmemek lâzımdır." (Emirdağ L. Sh. 386)

2-1. AK Parti Yöneticileri özellikle Başbakan Milli Görüş gömleğini çıkardığını ve İslam dinini referans almadığını söylüyor.

2-2. Kendi adamlarından Müfit Yüksel'in tespiti (mealen) "bu eski Milli Görüşçülerin entelleri, "bu asırda Şeriatın uygulanamayacağı kanaatine varmışlar." Yani Demirel'in açıktan ifade ettiği (Bunu Mehmet Emin Değere söylemiş) "Bu gün Vahiy ile Bilim çarpışıyor" demiş. Bunu Kemal Gürüz de her vesile ile dile getiriyor. AK Partinin entelleri eski Milli Görüşçüler de bunu farklı ifade ediyor.

Hayrettin Karaman ile yapılan bir röportajı dinlemiştim. Aynen şunları söylemişti. "gönlümüzdeki sistem başkadır, biz her zaman O sistemi isteriz, ama bugün bunun uygulanması mümkün görülmemektedir. O nedenle demokrasi diyoruz." Demişti.

Benim kanaatim şöyle bunlar şöyle veya böyle bu ülkenin demokrasi ile yönetilmesi gerektiğine inanıyor. Yani "Meşrutiyetin ruhu Şeriattandır" hakikatini bilmeseler de bir şekilde demokrasiye inanmış görünüyorlar.

2-3.Öyle ise soruyorum kerhen de olsa demokratım diyen bir AK Parti mi demokrattır, yoksa açıktan Türk Milliyetçiliği yapan (Namık Kemal Zeybek) mi demokrattır?

Cevap:
AKP Milli Görüşün devamı ve bir versiyonudur. Bu görüşten kopmak gömlek çıkarmak gibi kolay değildir. "Yanlış fikirler paslı çivilere benzer kolay çıkmaz." Milli görüş gömleğini çıkardım diye dili ile söyler; ama kalbi ve söylemlerinin tamamı "Siyasal İslam" düşüncesidir. Demokrasiye inanmaz. Bu nedenle Erdoğan "Din de demokrasi de araçtır" demektedir. Bu onların siyasal İslamcı ve milli görüşçü olduklarının ispatıdır. Arife işaret yeter. Her bakımdan dini ve değerlerini siyasete alet etmektedir. Bunu ancak aklını tam olarak çalıştırmayanlar göremez. Zamanla görürler. Bediüzzaman çok açık bunu ifade etmiştir. MNP, MSP, SP, RP nasıl "Millet Partisi" ve versiyonları olan "Siyasal İslam" ise AKP'de öyledir.

Ayrıca MSP 12 Mart 1971 ihtilalci ve cuntacı kafası ürünüdür. ANAP 12 Eylül 1980 ürünü ve AKP 28 Şubat 2007 Çevik Bir tarafından kurulan Batı Çalışma Grubu ürünüdür. Halen de öyledir. Bunlar ERGENEKON'dan daha tehlikeli bir Kemalist Cuntacı gruptur. İhtilal yerine "Siyasal İslamı" ve Cemaatleri kullanarak "Kemalizmin" devamını sağlıyorlar ve Avrupa Birliği'ni sabota ederek Hz. İsa'nın Deccalı öldürmesine engel oluyorlar. Nur Talebeleri bunların ne anlama geldiğini iyi bilir.

İkinci husus: Demirel M. Emin Değer'e "Bu gün Vahiy ile Bilim çarpışıyor" demiş olabilir. Bu ben böyle söylüyorum anlamında değildir. Bu asırda durum budur. Ben bunu kabul ediyorum ve böyle inanıyorum dememiş. Vakıayı söylemiş. Bundan başka bir şey anlamak mümkün değildir. Tevil ile insanların küfrüne hükmetmekten ise, teville imanına hükmetmek daha evladır ve dine göre doğru olan da budur. Kaldı ki Demirel Risaleleri okuyan biri olarak asla bu itikada sahip olamaz velev bir ders de almış olsa...

Üçüncüsü: Hayrettin Karaman "Siyasal İslam"ın fikir babasıdır. Erdoğan ve yandaşlarına "Din de araçtır demokrasi de" fikrini aşılayan onlardır. Bu ise "Meşrutiyet Şeriattır" buyuran Bediüzzaman'ı tanıyanlar ve okuyanlar için çok yanlış bir düşüncedir. Biz Bediüzzamanın talebesi olarak "Münazarat" "Sünuhat" "Divan-ı Harb-i Örfi" ve "Hutbe-i Şamiye"yi okuyanlar olarak "din de demokrasi de araçtır" zihniyetine karşı mücadele ediyoruz. Yoksa Bediüzzaman'ı bırakıp onların safına iltihak etmiş oluruz. Şimdi bu zihniyet demokrat olabilir mi? Demokrat değilse Nur Talebeleri onlara oy vererek destek olabilir mi? Bu nedenle Nur Talebeleri AKP'ye oy vermezler. Daha vahimi "bu asırda şeriat uygulanmaz" düşüncesidir. En ahmakça bir düşünce "Şeriat uygulanmadığı için demokrasiyi tercih ediyoruz" düşüncesidir. Nur talebesi ise şöyle der: "Meşrutiyet şeriattır. Ruh-u meşrutiyet şeriattandır." Bu nedenle "şeriat ancak demokrasi ile hayata geçer. Bu nedenle din de demokrasi de bir yerde buluşur ve her ikisi de araç değillerdir" düşüncesidir. Bunun için üstad Bediüzzaman "Ahrarlar hürriyet-i şer'iyeye vesile olacaklardır" demektedir.

Üçüncüsü: Bu gerekçelerden dolayı AKP demokrat değildir ve asla olamaz. DP ise Ahrarlar'dır. Başında kim olursa olsun demokrat'tır. Nur Talebeleri parti liderine göre partiyi değerlendirmez, partiye göre lideri değerlendirir. Esas olan lider değil, partidir. Fikirdir, hürriyettir. Kaldı ki N. Kemal Zeybek Mason Demirel'den (?) Ergenekoncu Mehmet Ağar (?) ve Cindoruk'tan (?) ve ABD'nin kızı Çiller'den (?) daha iyidir. Neden ona destek olmayalım? İşte görülüyor ki DP'nin başına kim geçerse ona bir iftira atılıyor ve bir lakap takılıyor. Biz Nur Talebeleri bu gibi şeylere önem vermeyiz. Önem verenler akılları ile hareket etmeyen ve dedikodularla akılları şaşmış zavallılardır. Bize göre kim olursa olsun DP'ye hizmet ediyorsa Demokrasiye hizmet ediyordur. Onun geçmişine ve geleceğine bakmayız. DP'ye hizmet eden onun felsefesine ve demokrasiye hizmet ediyor, onu rencide eden ise Demokrasiyi tahrip ediyor demektir. N. Kemal Zeybek Türkçü olabilir; ama DP'de bulunduğu sürece DP felsefesine ve demokrasiye hizmet etmektedir ve etmeye mecburdur. Etmezse DP onu başından atar, layık olduğu yere gider.

** **

Vehim:
3- "Demokratlar, evvelki iki müthiş cereyana karşı bize (Nurculara) yardımcı hükmünde olabilirler. Hem onların dindar kısmı daima o iki dehşetli cereyana mesleklerince muarızdırlar." (Emirdağ L. Sh. 423)

3-1. 1991 den sonra DYP sağ iktidarları değil sol iktidarları tercih etmiştir. Demirel Önce İnönü ile ortaklık kurmuştur. 19932te Cumhurbaşkanı olunca yerine geçen Tansu çiller 95 seçimlerinden sonra DYP'nin yönünü değiştirmiş ve Refah Yol iktidarını kurmuş ama buna sadece 1 yıl müsaade edilmiş ve cebren ve hile ile iktidardan düşürülerek Mesut Yılmaza verilmiş ve Ecevit iktidarına yol açılmıştır. Ta 2002'ye kadar. Ülke bir kaosun içine sürüklenmiştir.

5-2 AK Parti iktidarına rağmen derin devlet hiçbir şekilde rahat durmamış ve her fırsatta Halkın büyük desteğini almış bir iktidarı din ve millet aleyhine geçirmeye çalışmıştır. Bunu bazen açık bazen gizli güçleri ile yapmıştır. Ergenekon bunun eseridir.

3-3. Süleyman Soylu Ergenekon'a destek çıkmadığı için indirilmiş yerine önce CHP'li ve Ergenekoncu Cindoruk ardından kafatasçı bir başkan seçtirilmiştir. Dindarlara ve dine hizmet edenlere yardımcı olmayacaklarını bunlara karşı durarak göstermişlerdir.

3-4. Nurculara yardımcı olacak parti sizce hangisidir? AK Parti mi? Yoksa DP mi?

Cevap:
Yukarıdaki vehimlerin tamamı "istibdad kendini ibka etmek için bu gibi telkinatı yapmaktadır" diyen üstad Bediüzzaman'ın dikkat çektiği bir husustur. Vehimlerle ve gaddar siyasetin yalan propagandalarına aldanarak ve kafayı bozmanın gereği yoktur. İstibdadın en dehşetlisini isteyenler birilerini istibdadla, ihtilalciler başkalarını ihtilalcilikle suçlayarak kabahatlerini örtmeye çalışmalarına aldanmamak gerekir. Süleyman Soylu da bu aldanmış güruhtan biri olabilir. Bu nedenle Bediüzzaman Nur Talebelerine ders vererek buyuruyor ki:
"Demokratlar, evvelki iki müthiş cereyana karşı bize (Nurculara) yardımcı hükmünde olabilirler. Hem onların dindar kısmı daima o iki dehşetli cereyana mesleklerince muarızdırlar." (Emirdağ L. Sh. 423)

Bediüzzaman'ın dikkat çektiği iki müthiş cereyandan biri Kemalizm, diğeri komünizmdir. Komünizm öldü. Kemalizm ise birkaç farklı versiyon ile yaşamaya devam ediyor. Kemalizm istibdadın her nevidir. Demokrasi ise hürriyettir. Bu nedenle demokrasi Kemalizmin alternatifidir. Kemalizmin gövdesi dinsizlik, sağ kolu "Siyasal İslam" sol kolu ise "Milliyetçiliktir." Bu nedenle Siyasal İslamcılar "dindar Kemalizm" komünistler "dinsiz Kemalizm" ve Milliyetçiler "Türkçü Kemalizmi" savunurlar. Hem Kemalizm ifsat komitesidir. Bunlardan kurtuluşun tek yolu vardır. O da Ahrarlar denen Demokratları, yani yalancı demokratları değil, kökleri ile Ahrar Fırkasına dayanan DP, AP, DYP ve yine DP'yi desteklemektir.

Bu gün derin devlet AKP içindeki "Çevik Bir"in kurduğu "Batı Çalışma Grubu"dur. Bunun bir kanadı da ABD'dedir. Anti Amerikancılar ise "Doğu Çalışma Grubu" olup "Ergenekoncu" olarak Silivri'dedir.

Hal böyle olunca Nurcular kimi desteklemesi gerekir? Elbette başında N. Kemal Zeybek'in bulunduğu DP'yi destekleyerek doğru olanı yapacak ve "Ehl-i Dalaletin" oyunlarını bozacaktır. Şu anda DP lideri olan N. Kemal Zeybek'e kafatasçı demek insafsızlıktır. Öyle olsa MHP'de olurdu. Kaldı ki MHP'ye de milliyetçi denir ama kafatasçı denemez. Zira onlar bunu kabul etmezler. N. Kemal Zeybek daha önce ANAP'ta sonrasında DYP'de bakanlık yapmıştır. DYP'de bakanlık yaparken kafatasçı denmiyordu veya olmuyordu da şimdi neden olsun?

Siyasette bilinmeyenler çoktur. Bilinmeyenlerin çok olduğu bir durumda hüküm vermek insanı yanıltır. Bu nedenle ekonomik krizleri DYP ve Çillere vermek yanlıştır.

** **

Vehim:
4- "Madem o Demokrat Partisi, meslek itibarıyla öteki iki cereyan-ı azîmenin durmasında ve def etmesinde mecburî vazifeleri olmasından, bu vatana ve İslâmiyete büyük bir faydası dokunabilir. Bu cihetten biz, Demokratları iktidar yerinde muhafaza etmeye Kur'ân menfaatine kendimizi mecbur biliyoruz." (Emirdağ L. Sh. 424)

4-1. Demokrat Parti ile Adalet Partisi zamanlarında siyeseten CHP'ye karşı durdukları söylenebilir ama bugün DP'nin siyaseten ne CHP'nin karşısında yer alıyor ne de Ergenekonun özellikle kurmayları (Demirel ve arkadaşları 1991 den buyana bu vasıflarını yitirmiş bulunuyorlar.)

4-2. Bu günkü haliyle DP'nin gerçek anlamda demokratlardan oluştuğu söylenemez. Zira başındaki kişi devletçi zihniyete sahip biridir. Ve derin devletin has adamıdır.

O halde soruyorum. "Evvelki iki müthiş cereyana karşı" AK Parti mi duruyor yoksa DP' mi duruyor?

Cevap:
Yukarıda bir nebze cevabı verilmiştir. Bediüzzaman açıkça ""Madem o Demokrat Partisi, meslek itibarıyla öteki iki cereyan-ı azîmenin durmasında ve def etmesinde mecburî vazifeleri olmasından, bu vatana ve İslâmiyete büyük bir faydası dokunabilir. Bu cihetten biz, Demokratları iktidar yerinde muhafaza etmeye Kur'ân menfaatine kendimizi mecbur biliyoruz" (Emirdağ L. Sh. 424) demektedir. Buradan AKP sonucunu çıkarmak akıl şaşkınlığıdır. Zira Bediüzzaman açıkça DP diyor. DP ise şu anda N. Kemal Zeybek'in başında olduğu partidir. İktidar olmadığı için mi Demokrat sayılmıyor?

Bediüzzaman "Nurcular Demokratlara bir nokta-i istinattır" diyor. İktidar olunca mı nurcular nokta-i istinat olacaklar. Yoksa kim iktidarda ise ona mı nokta-i istinat olacaklar? Tabi ki zayıf oldukları zaman Nurcular DP'ye destek olarak ağacı yaş tutacak ve demokrasi davasını yürütmeleri için nokta-i istinat olacaklardır. Derin devlet DP'nin ölümünü istiyor. Onu korumak nurcuların görevidir.

12 Eylül sonrası CHP eski CHP değil... Komünizm öldü. Artık bu partinin altında komünizm millete hâkim olmaz. Bu nedenle CHP'yi "Din ve Vicdan Hürriyeti"ni da kabul edeceği bir Demokrasi zeminine çekmek ve Kemalizm'in savunucusu olmaktan kurtarmak lazım. Günümüzde demokrasiyi engelleyen en büyük tehlike "Kemalizm"dir. O da AKP'nin içine yuvalanmıştır. AKP'nin devamı Kemalizm'in devamı demektir. Bu husus "Nur Talebeleri"nin ferasetine meçhul değildir. Bunu anlamayanlar maalesef bilmeyerek Kemalizm'e destek oluyor demektir.

Dolayısıyla "İfsat Komitesi"ne aldanmamak ve iki müthiş cereyana karşı DP'ye destek olmak şarttır. Zaten Bediüzzaman da açıkça "Demokrat Partisi" iki cereyana karşı bize yardımcı olur" demektedir. Bu çok açıktır.

** **

Vehim:
5- "Bence yol ikidir-mizanın iki kefesi gibi. Birinin hiffeti, ötekinin sıkletine geçer. Ben tokadımı Antranik ile beraber Enver'e, Venizelos ile beraber Said Halim'e vurmam. Nazarımda vuran da sefildir." (Beyanat ve Tenvirler sh. 120)

5-1. Bu günkü durumuyla %1 de olsa sağın oylarını alan ve heder eden dolayısıyla CHP'nin iktidara gelmesine neden olacak bir partiye mi oy vereceğiz?

Şayet % 10 barajını geçerse Demirel'in direktifiyle gidip CHP ile ortak hükümet kurmak isteyeceği açıktır. Bu durumda CHP'yi iktidara getirecek bir partiye oy vermiş olmayacak mıyız?

5-2.Biz tokadımızı CHP ile beraber AK Partiye mi vuracağız? Çünkü başka parti yok alternatif yok...

Cevap:
Yukarıda üstadın ifade etmek istediği husus iç siyasetle ilgili değil, dış politika ile ilgilidir. "Yanlışlık tatbik-i nazariyat ve muktezay-ı hali bilmemekten çıkar."

CHP eski CHP değildir. 1980 sonrası CHP-DYP hükümeti zamanında "Risale-i Nurlar" resmen kabul edildi. Kültür Bakanı CHP'li olduğu halde devletin kütüphanelerine girdi. Çünkü artık Komünizm öldü. Komünist kuvveti CHP altında bu vatana hâkim olamaz. Kemalizm ise zaten AKP ile iktidardadır. Dolayısıyla DP ile koalisyon olan bir CHP ancak Demokrasi'ye hizmet eder. CHP'yi Kemalizm'den demokrasiye çekmek ise demokrasiye ve ülkeye hizmettir.

İkincisi: AKP iktidardan düşse iktidara DP gelir. Zira AKP DP'nin oylarını almıştır. Bu oylar yine DP'ye akar. CHP gelir korkutmacadır. Cahil halk kitlesi bunu yutar ama bir "Nur Talebesi" yutmaz.

Üçüncüsü: Alternatifi olmayan hükümet diktatörlük ve padişahlıktır. Demokrasi alternatif üreten sistemdir. AKP hiçbir partinin alternatifi değildir, zira 28 Şubat ürünüdür ve onlarla beraberdir. Alternatifi yok düşüncesi demokrasi yok anlamına gelir. Demokrasiyi bilmeyen ve inanmayanların ağızlarındaki sakızı biz nur talebeleri alıp çiğnemeyiz. Bize yakışmaz. Biz AKP'ye vuracağız ta ki düşsün ve tuz gibi dağılsın. O zaman oylar DP'ye akacak ve DP yeniden iktidar olacaktır. ANAP'a vurmasaydık o zaman DYP iktidar olamazdı. Bu bir Demokrasi mücadelesidir ve uzun soluklu bir süreçtir. Demokrasiyi alternatif kabul etmeyen iktidar ve istibdat heveslileri bunu anlamaz ve demokrasi mücadelesine inanmaz.

Sonuç:
Gerçek demokratlar Nur Talebeleridir. Bizler ülkeye demokrasiyi hâkim kılmaya çalışırız. Sonra iktidar heveslileri demokrasinin nimetlerinden faydalanır ve iktidar olurlar, iktidardan düşmemek için de demokrasiyi yozlaştırır, yalanlarla halkı aldatırlar. Nur talebeleri bunlarla da mücadele etmek zorunda kalır. Elbette bu durumda kimse onlara "iyi yapıyorsunuz" demez. Nur talebeleri ile mücadele ederler, çünkü nur talebelerini yapacakları yanlışlarına engel görürler. Bu nedenle "Demokratlarla mücadele ettikleri gibi "Demokratlara kuvve-i maneviye olan" Nur Talebelerine, yani Yeni Asya'cılara düşman vaziyeti alırlar.

Bu nedenle Yeni Asya cemaatinin "DP'yi her halükarda destek olma" kararı çok isabetli bir karardır. Ceamaatin "şahs-ı manevisinin" kararıdır ve isabetlidir. Gelecek nesiller "Mele-i A'lanın Melekleri" onları alkışladığı gibi "Nur Talebelerinin" bu demokrasi mücadelesini de alkışlayacaklardır. Vesselam.

  • Haberi Yazdır
  • Haberi PDF olarak bilgisayarına kaydet
  • Facebook' ta paylaş
  • Delicious hesabına ekle
  • Twitter' da paylaş
  • Myspace' de paylaş
  • Digg' de paylaş
  • Google' da paylaş
  • Friendfeed' de paylaş
  • Microsoft Live' da paylaş




Yorumlarınızın yayınlanması için "Yorum Kurallarını" okuyun.