
Güllük gülistanlık
MHP lideri , Çanakkale mitinginde 9 yıllık AKP iktidarını 'lale ve sülale devri'olarak niteleyip bu duruma sandıkta son verme çağrısı yaptı. Bahçeli, "AKP her yönüyle gösterişe yöneldi, bir elleri yağda bir elleri balda"diye konuştu.
Evinden çıkmamalı
İŞSİZLİĞİN hızla arttığını ifade eden Bahçeli, "Toplum huzurlu değil, mutlu değil, Türkiye'de suç oranları artıyor. Böyle bir ülkede Erdoğan'ın sokakları bırak, meydanları bırak, kendi evinden dışarı çıkmaması lazım"dedi.
Lale ve sülale devri yaşıyorlar
İktidara yüklenen Bahçeli, "Her yönüyle gösterişe yönelmişler, her yönüyle düne kadar söyledikleri hayat ortamından uzaklaşmışlar" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisince Çanakkale Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde, özel bir mazeret olmadığı takdirde mutlaka ve mutlaka yüksek bir katılım için sandığa gidilmesini istedi. Türkiye'nin, karşı karşıya kaldığı sorunları gözden geçirerek, aklın süzgecinden, vicdanın sesinden kaynaklanan bir anlayışla halkın iradesini ortaya koyarak, seçimlerin yüksek bir katılımla yapması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Bu ülke sizindir, karar sizindir. Dolayısıyla bizler sizin alacağınız her türlü karara saygı duymak mecburiyetindeyiz" dedi.
İyi yönetilmiyor
Bahçeli, Türkiye'nin iyi yönetilmediğini, tek başına iktidar olan, bütün imkanları elinde tutan bugünkü siyasi iktidarın, halkın mutluluk ve refahını artırmada, ülkeyi huzurlu ve mutlu kılmada yetersiz kaldığını belirtti. Sadece ve sadece kendilerinin çevresinde oluşturdukları bir mutlu azınlığın bugünkü iktidardan memnun olduğunu savunan Bahçeli, şunları kaydetti: "Bugünkü iktidarın 9 yıllık uygulamalarını değerlendirdiğimizde, Adalet ve Kalkınma Partisine oy veren vatandaşlar değil, ama Adalet ve Kalkınma Partisi iktidar olduktan sonra partinin yöneticisi, bakanlar kurulu veya TBMM'deki milletvekilleri, yakınları, çevreleri, birlikte oldukları insanları göz önüne aldığımız vakit önemli bir refah artışına, servet sahibi olduklarına şahit olmaktayız. Çünkü 2002 ile 2009 yılı arasındaki sürede ne gibi bir hayat seviyesinin değişikliği kendisini gösteriyor zaten. Bugün Adalet ve Kalkınma Partisi lale ve sülale devri yaşıyor. Her yönüyle gösterişe yönelmişler, her yönüyle düne kadar söyledikleri hayat ortamından uzaklaşmışlar. Bir eli yağda bir eli balda ve ortalığı da güllük gülistanlık görmektedirler." Türkiye'nin ekonomik ve sosyal sorunlarının bulunduğunu belirten Bahçeli, şöyle konuştu: "Televizyonlara çıktıkları vakit, özellikle yandaş televizyonların desteği ile sözleşmeli, beslemeli bazı köşe yazarları ve gazeteciler aracılığıyla, danışıklı bir dövüş içerisinde öyle bir Türkiye tablosunu Recep Tayyip Erdoğan'a çizdiriyorlar ki, eğer o tabloya baktığınız vakit Türkiye'de hiçkimsenin şikayetinin olmaması lazım. Ama burayı şereflendiren vatandaşlarımız, o tabloyla eğer, o Erdoğan'ın çizgisiyle oluşmuş Türkiye tablosu ile yaşadığınız gerçek Türkiye arasında mutlaka büyük bir fark vardır. Sayın Başbakan hiçbir yerde bu sorunlara eğilmiyor, bu sorunlar üzerinde söz söyleyemiyor. Çünkü söyleyebilecek olsa, bu sorunları tekrarlanacak konuma getirmenin utancıyla zaten bunlara giremiyor."
MHP'ye hayasızca saldırdılar
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, partisinin İzmir İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, kaset tartışmalarının "siyasal bir proje" olduğunu söyledi. "Kasetleri yayımlayanlarla yapılan mülakatlar ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kullandığı bazı ifadeler arasında benzerlikler olduğunu" kayededen Vural, "Kasetlerle ilgili çok hayasızca saldırdılar. MHP'nin siyasetini, görüntü ve kasetlerle yıpratmaya çalıştılar. Hepimizin ailesi var. Siz, kim oluyorsunuz da ailemize dil uzatıyorsunuz? Bunları Sayın Başbakan utanmadan, sıkılmadan kullanıyor. Utan be, yazık günah. Şereflice siyaset yapıyoruz" diye konuştu. Vural, "kaseti siyasi amaçla kullanmak isteyenlerin, MHP'yi bitirmek istediğini" belirterek, "Amaç nedir; MHP liderliğinin, bu gelişmeler karşısında dik duruşunu ortadan kaldırmaktır. Niye rahatsızsın Recep Tayyip Erdoğan? Çünkü Bahçeli, açılıma karşı çıktı, Ermeni soykırımı protokollerine karşı çıktı. Bu siyasal projeyi hazırlayanların, MHP'yi süreç içinde saf dışı etme gayreti olduğu gayet rahatlıkla ortaya çıkıyor. Mülakat yapanlar, 'baraj altında bırakmak için yapmadık' diyorlar. Biz diyoruz ki: Bu işin içinde AKP vardır ve bu tam bir dezenformasyon operasyonudur" ifadelerini kullandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "miting meydanlarında, giderek kontrolünü kaybettiğini" ifade eden Vural, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kontrolünü kaybeden Recep Tayyip Erdoğan, aslında iktidarı kaybetme telaşına düştü. Bir doktora görünmesinde fayda var. İktidarı kaybetme endişesi yaşadıkça Erdoğan saldırganlaştı, ceberutlaştı (acımasızlaştı). Kalkmış miting meydanlarında MHP'yi fütursuzca eleştiriyor. BDP, hatta terör örgütü PKK ile ruh üçüzü, gen ortağı olarak ilan ediyor, saldırıda bulunuyor. Sen kim, MHP'lileri, ülkücüleri, bütün vatanseverleri PKK'larla bir tutmak kim? Haddini bil. PKK ile müzakere eden kim? Sen değil misin?"
Selcan Taşçı NOTLAR
"Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı gibi..."
İstanbul Kazlıçeşme'de yaptığı büyük mitingden sonra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin istikameti Çanakkale... Bugüne kadar hep "karşılama" lara şahit olmuştuk; Tekirdağ çıkışında il yöneticilerinin "uğurlaması" çıkıyor karşımıza...
"Yolunuz açık olsun" demek için bekleyenlere bir selam vermek için bile olsa, madem durmuşuz Tekirdağ'da, köfte yemeden geçmek olmaz.
Batı Trakya'dan İstanbul'a günü birlik alışverişe gelenlerin uğrak yeri olan Serinoğlulları Tesisleri'nde kurulan masada geleneksel Tekirdağ mönüsü var; köfte, piyaz, dondurmalı peynir helvası.
Mönü güzel de Bahçeli ne zaman çatalı eline almaya kalksa, köfteyi ağzına götürmeye fırsat bulamadan bir "hayranı" bitiyor yanında.
Tesise yanaşan otobüsten inen yolcuların sevgi gösterisi görülmeye değer. "Başbakanım" hitabı iyice yerleşmiş vatandaşın ağzına. Trakya şivesi neşeli bir hava estiriyor anında.
Bu samimiyet vesilesiyle ilk defa cep telefonuyla konuşurken görüyoruz MHP Genel Başkanı'nı... Önce genç bir adam geliyor, elindeki telefonu uzatıyor ve "arkadaşı Haydar" a merhaba demesini istiyor Bahçeli'den. Kırmıyor, telefonu alıp konuşuyor...
Yol açıldı bir kere, arkası geliyor... Genç bir çift "koyu MHP'li" babalarıyla konuşup konuşamayacağını soruyorlar, "Tabi efendim" diyor Bahçeli. "Rafet Bey" bu sefer telefonun diğer ucundaki...
Sonra il yöneticilerinden biri uzatıyor telefonu;
"İTÜ'de okuyan kızım hatta Sayın Genel Başkanım, bir " merhaba " diyebilirseniz..."
Esra adlı üniversiteliyle de konuşuyor, eğitim hayatında başarılar diliyor MHP lideri.
Ve bir yeni talep türü daha... Bugüne kadar hep yanına gelip fotoğraf çektirmek isteyenleri görmüştük. Bu kez, Trakya'nın kendine has doğallığıyla yanına gelen orta yaşlı bir adam "Efendim masamıza gelir misiniz" davetinde bulunuyor. Bahçeli şaşırıyor ilkin... Sonra "Peki gelelim" diyor, kalkıp ailelerden oluşan kalabalık masadakilerle selamlaşıyor ve hatıra fotoğrafı çektiriyor.
Bahçeli yemeğin yerken, İstanbul mitinginin ilk yansımaları da belli olmaya başlıyor sosyal medya aracılığıyla... Ülkü Ocakları Genel Başkanı, görüntüleri hangi kanalın ne şekilde kullandığına dair kısa bir bilgilendirme yapıyor.
Eskişehir'de Başbakan'dan iş istemeye çalışırken sille tokat dövülen vatandaşın durumu konuşuluyor masada;
"Allah selamet versin" diyor Bahçeli iktidara.
***
Çanakkale teşkilatının karşılamasını görünce "yarını beklemeyelim mitingi şimdi yapalım" oluyor bir partilinin tepkisi. MHP Çanakkale İl Başkanlığı bir feribot kiralamış; Eceabat'tan üç hilallerle süslenmiş bu feribotla geçiyoruz Boğaz'ın öte yakasına... Saat gece yarısına yaklaşmasına rağmen karşı kıyıda kendisini bekleyen kalabalığı görünce arabasına binmiyor, iskeleden kalacağı Akrol Otel'e kadar Çanakkaleliler'le birlikte yürüyor Bahçeli.
Oluşan manzarayı uzaktan izleyen Ülkü Ocaklı gençlerden biri, "Tıpkı Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı gibi" derken dalmış, belli ki sesli düşünüyor;
"Milli mücadelecileri topluyor etrafına birer birer..."
Bahçeli'nin bu boğazı ilk geçişi "dokuz tekneyle" olmuş...
***
Otel Boğaz'a nazır; bir yana bakınca unutturmamak üzere dağa taşa kazınan "18 Mart 1915" tarihini, öte yanda tarihi "Dur yolcu!" ikazını görüyoruz;
"Bilmeden gelip bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir..."
"Şehitler diyarına hoşgeldiniz" pankartının asılı olduğu miting alanında bir gazi oğlu bekliyor Bahçeli'yi. Tam 88 yaşında... Bariyerlerin arkasında kalınca gözyaşlarına boğuluyor:
"Ölmeden bir kere elini sıkmak istiyorum..."
Düşmana Çanakkale'yi geçirmemiş bir kahramanın evladının gözyaşlarını görünce dayanamıyorum; durumdan vazife çıkarıp Bahçeli'nin ekibindeki görevlilere iletiyorum durumu. MHP Genel Başkanı'nın konuşmasını bitirmesine yakın yaşlı amcayı alıp otobüsün yanına getiriyor Bahçeli'nin korumaları. Ve büyük kucaklaşma, şükür duaları...
***
Miting alanında tanıştığımız Recep Omaç, 2009 yılında Gelibolu Belediye Başkan adayıymış. Bütün Çanakkaleliler adına "işsizlik" ten şikayetçi. "Böyle bir şehirde tek tersane var. Bin kişiyi istihdam etmesi gerekirken ancak yüz kişi çalışabiliyor" diyor. Omaç, Çanakkale'nin turizmden hak ettiği payın da daha yüksek olması gerektiğine inanıyor.
"Seçimde ne olur?" diyorum.
"1 garanti, iki bize bağlı" oluyor cevabı.
Ha bu arada Çanakkale esnafı da kredileri geri döndürememekten dertli.
***
Bahçeli seçim otobüsünün üzerinde belirdiği anda Çanakkaleliler'in yüzünde oluşan tebessüm dikkat çekici. "Neden böyle" diyorum; "Uzun zamandan sonra kavuşma" nın sevinciymiş. Meğer hayli uzun bir hasretlik girmiş MHP lideriyle Çanakkaleli arasına.
Milletvekili listeleri açıklandığında birinci sıraya konan Füsun Koroğlu ismi Çanakkale'de rahatsızlık yaratmıştı ama Koroğlu azimli halkla kaynaşma yolunda...
***
Günün ikinci durağı Balıkesir. Yol öyle kötü ki bir ara hiç varamayacağız sanıyoruz. Ve hoplaya, zıplaya, geç de olsa ulaşıyoruz Balıkesir'e. Miting saati gecikmiyor ama Bahçeli alanda toplananları bekletmemek için dinlenmeden çıkıyor burada kürsüye.
Balıkesir MHP'ye belediye kazandırmanın da özgüveniyle daha iddialı bu seçimde.
***
Bursa'da meydanı görmeden haberi geliyor kulağımıza:
"Doldu..."
Sonra yeni bir haber;
"Taştı..."
Kent Meydanı'na ulaştığımızda, gelen haberleri doğruluyor manzara; alan dolmuş, yan yollara doğru akıyor kalabalık.
Bursalılara sorduk 4-6-8 diye dile getirdiler seçim tahminlerini...
İyi de hangi vekil sayısı, hangi partiye denk geliyor?
Bursalılara'a göre; 4 CHP, 6 MHP, 8 AKP...
Bursa İl Başkanı Tevfik Topçu "Bu defa rekor oya ulaşacağız Bursa" da diyor. Flaş haber; Trabzonspor taraftarından sonra Bursaspor tribünleri de ayağa kalkmış... Ve "Timsahlar" , "Bozkurtlar" ın yanındaymış...
Bursa İl Başkanı Topçu bir haber daha veriyor:
"Cuma günü 10 kilometrelik insan zinciri oluşturacağız!"
Nasıl yani?
Bayağı 10 kilometre uzunluğunda bir alanda kolkola girip dizilecekler ve insanlara neden MHP'ye oy vermeleri gerektiğini anlatacaklarmış!
Bursa Milletvekili Ayları İsmet Büyükataman ve Necati Özensoy da Topçu'ya katılıyor;
"Seçmenden aldığımız işaret yanıltıcı değilse Bursa'daki sandıklardan çıkacak sonuç çok iyi!"
***
Erdoğan'ın Bursa'da uyguladığı "bakan kaydırma" stratejsi de tutmamış bu şehirde.
Bir;
Bülent Arınç'a karşı net bir negatif tepki var. Hem de taziyeye gittiği şehit ailesin evine sokulmayacak kadar. Gittiği yerlerde de konuşturmuyormuş Arınç'ı Bursalılar...
İki;
Bursa'daki AKP'liler "Sen misin Faruk Çelik'i cezalandıran, biz de sen cezalandıracağız" gibi bir tavır içindeler. Ülke genelinde gönlü AKP'nin birinci parti çıkmasından yana olanlar bile Çelik'e sahip çıkmak adına Bursa özelinde AKP'nin oyunu düşürme peşindeler...
Bu da AKP'linin AKP'ye muhalefeti; siyaset işte!
***
Günlük güneşlik havada başlayan Bursa mitingi sağanak yağışla sona eriyor...
Konvoy ağır ağır ilerliyor; Eskişehir mitingi akşam saatlerine, bu durumda bizim oradaki izlenimlerimizi aktarmamız da yarına kalıyor...